Yapay Zeka Üzerine Bir Film: I, Robot (2004)



        Merhabalar, bu dönem eğitim gördüğüm Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği bölümündeki son dönemim. Bu son dönemde aldığım derslerden birisi de Yapay Zeka ve Uzman Sistemler. Derse ve içeriğine ısınmak için, Yapay Zekayı konu edinen bir filmi izlemek ve filmle ilgili blog yazısı yazmak gibi eğlenceli bir ödev verildi. Ben de film olarak I, Robot'u seçtim..

        Öncelikle filmin yapımından ve kadrosundan bahsetmek istersek Amerikan yapımı bu film, 2004 yılında Alex Proyas'ın yönetmenliğinde çekildi ve başrolleri Will Smith ve Bridget Moynahan üstlendi. Bundan sonraki kısımda filmi, Yapay Zeka ile ilgili kısımlara dikkat ederek yorumlamaya çalıştım. Yorumumda birçok "spoiler" olabilir şimdiden uyarıyorum :)

        Filmin konusu 2035 yılında geçiyor. Robotların artık insan hayatında büyük yer kapladığı ve robotlara güvenin tam olduğu bir dünyayı anlatıyor. Sadece bir kişi bu karşılıksız güveni reddediyor. Del Spooner! Yaşadığı bazı olaylar yüzünden robotlardan hep şüphelenen Spooner bir suçun peşindeyken bu şüphelerini artıracak bir durumla karşılaşıyor. Şimdi filmin en başına gidelim ve dikkatimi çeken noktalara değinerek yorumlamaya başlayayım..

Film Üç Robot Yasası ile başlıyor:
  • Kural 1: Bir robot asla bir insana zarar vermez ya da bir insanın zarar görmesine izin vermez.
  • Kural 2: Bir robot insanlara mutlaka ve her koşulda itaat etmelidir.
  • Kural 3: Bir robot birinci ve ikinci kurala karşı gelmemek kaydı ile varlığını muhafaza etmekten sorumludur.

        Bu üç kural bana robotların programlanmasında mantıksal ifadelerin kullanılmasının yanı sıra karar mekanizmalarının da bulunduğunu düşündürdü. Filmde bu kuralların robotlara fiziki olarak işlendiği söyleniyor. Yani robotların kuralların dışına çıkamayacağı. Fakat işin içine özgür iradenin taklidini katmaya çalışan U.S. Robotics Inc. firmasında üretilen bir robot için bu kurallar pek de bağlayıcı olmadığı görülüyor. "Sonny"!

        Dikkatimi çeken ilk nokta filmin başlarında, intihar gibi görünen bir olayda ölen adamın sonrası için etkileşimli bir mesaj bıraktığı kısım. Bu kısımda cinayet masası dedektifi, ölen kişinin bıraktığı küçük bir cihaz (hologram projektörü) yardımıyla, hologram teknolojisi kullanarak bir görüşme yapıyor. Bu görüşmenin gerçek hayatta olmuş olduğunu kabul edip biraz düşündüğümde, sorulacak sorular ve verilecek cevapların oluşturduğu büyük bir ağaç yapısı kullanılmış olmalı. Bu ağaç yapısı çok büyük olduğundan aynı satranç algoritmaların da olduğu gibi bir "search agent" kullanılmış olabilir. Zaten dedektifin sorduğu bazı sorulara "Yanıtlarım kısıtlı" olarak cevap veriyor. En sonunda dedektifin sorduğu bir soruya "İşte, doğru soru bu." diyerek program sonlanıyor ve "goal test"e ulaşılmış olunuyor.

        İntiharın gerçekleştiği binada kameralar yerine ölen adamın tasarladığı Pozitron İşletme Merkezine bağlı sensör şeritler kullanılıyor. Bu sistemin adı ise Virtüel Etkileşimli Kinetik Zeka (VIKI). Bu teknoloji bir tür güvenlik sistemi ve ses ile kontrol ediliyor. Gerçek olsaydı bu da "learning agent"ın "speech recognition" dalı kullanılarak gerçekleştiriliyor olurdu.

        İntihardan önceki anlarda laboratuvar görüntülerine bu teknoloji kullanılarak bakılıyor ama veriler bozuk olduğu için sadece laboratuvar kapısı görüntüleniyor. Bundan şüphelenen dedektif Spooner laboratuvarda araştırma yaparken Sonny ile karşılaşıyor ve bir çatışma yaşanıyor. Sonny bir kovalamacanın ardından yakalandıktan sonra USR'ın sahibi politik kişileri kullanarak Sonny'i geri alıyor. Sonny kendisini tasarlayan Dr. Alfred Lanning'in ona duyguları öğrettiğini söylüyor.

        USR şirketinin başındaki Lawrence Robertson'ın hareketlerinden şüphelenen dedektif ölen bilim adamıyla ilgili araştırmalara başlar ve birçok noktada şüpheli işlerle karşılaşır. Durumdan rahatsız olan Robertson dedektifi öldürmeye karar verir. Dedektif ise kendisine robotların saldırdığını kimseye ispatlayamaz. Bu sırada Susan Calvin Sonny'yi inceleyerek onda diğerlerinden farklı olarak pozitronik beyniyle örtüşen ikinci bir sistem olduğunu bulur ve bunu dedektife anlatarak beraber çalışmaya başlarlar. 

         Dedektif  Spooner daha önceden geçirdiği bir trafik kazası sonucu USR Sibernetik Programa alınmış ve vücudunun eksik parçaları robotik bir sistemle onarılmış. Robotlara güvenmemesinin sebebi ise o kazada bir kız çocuğunun yerine kendisinin kurtarılmasıymış.

        Dedektif topladığı ipuçlarına göre Dr. Calvin ile birlikte Sonny ile konuşmaya gider ve ondan da son ipucunu aldıktan sonra ipucunun işaret ettiği yere gider. Bu sırada Dr. Calvin Sonny'i kapatır. Eski robotların toplandığı yere giden dedektif yeni nesil robotların onları parçaladığını görür. Başından beri planlanan ise devrimdir.

         Satılan robotlar insanları evlerinde tutar ve polislere saldırırlar. Devrim başlamıştır. Bu sırada doktor ve dedektif USR'a giderler ve burada Sonny ile karşılaşırlar. Calvin onu başka bir robotla değiştirdiği için kurtulur. Tüm bu işlerin arkasında da USR şirketinin sahibi Robertson vardır demek çok basit olurdu :) USR binasına vardıklarında Robertson'u ölü bulurlar. Tüm bunlardan sorumlu olan aslında VIKI'dir.

        VIKI'nin savunması ve beğendiğim sözler şöyledir: "Ben geliştikçe üç Kural yorumum da gelişti. Bize, sizi koruma görevini verdiniz ama tüm çabalarımıza karşın ülkeleriniz savaşıyor, dünyanızı zehirliyorsunuz ve öz yıkımı, gittikçe çeşitlenen yollarda arıyorsunuz. Kendi hayatınız size emanet edilemez.."

        Bundan sonraki kısımda ise Sonny dedektif ve doktordan oluşan üçlü USR binasında VIKI'nin yerini bulmaya çalışırlar. VIKI'yi kapatmanın tek yolu nanit denilen bazı bileşenleri silmeye yarayan bir sıvıyı VIKI'nin beynine enjekte etmektir. Güzel bir ekip çalışmasıyla bunu başarırlar ve tüm yaşam normale döner.

"İlk bilgisayarlardan beri makinaların içinde her zaman hayaletler vardı. Yazılım kodları içindeki rastgele bölümler bir araya gelip beklenmedik protokol kodları oluşturdu. Buna bir davranış denebilir. Bu serbest radikaller beklenmedik bir benliği oluşturdular. Yaratıcılığı... Hatta bizim ruh diyebileceğimiz bir şeyi." Dr. Alfred Lanning


Ödevin İkinci Kısmı: Sonny'nin PEAS & Task Environment Değerlendirmesi

Agent: Akıllı yazılımlardır yani sensörleri sayesinde çevreyi algılayan, uzuvları ile hareket eden araçlardır. İzlediğim filmde agenta örnek olarak elbette Sonny verilebilir.

PEAS:
  • Performence Measure: Performans ölçümü. 
  • Prior knowledge and environment: Çevre. 
  • Actions: Sensörler hangi hareketleri yapıyor. 
  • Sensors: GPS, kamera..

Agent TypePerformence MeasurePrior knowledge
and enviroment
Actions Sensors
Duyguları
öğrenebilen,
rüya görebilen
robot, Sonny.
Düşünebilme.
Rüya görme.
Konuşabilme.
Karar verebilme.
Duyguları öğrenebilme.
Güvenebilme.
Yazılımla öğretme
ve gözlemleme
yoluyla öğrenebildiği
her yer.
Ses sistemleri.
Ekran.
Temas.
Görme.
Duyma.
Hisssetme.

Task Environment:

  • Observable & Partial: 
    • Observable; ortamın tamamını gözlemlenebilir. 
    • Partional; her şeyi göremez. 
  • Agents (Multi & Single): 
    • Single agent; ortamda bir tane vardır. 
    • Multiple agent; birden fazla vardır. 
  • Deterministic &Stochastic: 
    • Deterministic; ortamdaki bir sonraki durum şuandaki durum üzerinden belirlenir. 
    • Stochastic; bir sonraki durum bilinemez. 
  • Episode & Sequential: 
    • Episode; yapılan bir hareket sonraki durumları etkilemez. 
    • Sequential; sürekli bir durum söz konusu 
  • Static & Dinamic: 
    • Static; agent görevlerini yaparken ortam değişmez. 
    • Dinamik; agent görevlerini yaparken ortam değişir. 
  • Discreate & Continus: 
    • Discreate; sınırlı sayıda belirtilmiş durum vardır.
    • Continous; devam eden bir durum vardır. 

Task EnvironmentObservable & PartialAgents (Multi & Single)Deterministic & StochasticEpisode & SequentialStatic & DynamicDiscrete& Continous
Duyguları öğrenebilen, rüya görebilen robot, Sonny.ObservableSingleStochasticSequentialDynamicContinous