Bir Efsane: Richard Stallman



        Bu yıl Şubat'ın son gününde; yazılım özgürlüğünün ilk gününe şahit olan ve sadece bununla da kalmayan Richard Stallman'ın, Sabancı Üniversitesinde; Telif Hakları ve Toplum adlı sunumunu izleme şansı yakaladım. Böylesine büyük işler yapmış ve izinde yürünebilecek bir yol açmış olan bu şahane adamla aynı ortamı paylaşmak ve çoğu konuda ortak paydada buluşuyor olmak çok heyecan verici bir tecrübeydi.

        Sunum için Çanakkale'den bir grupla geceyi yolda geçirerek, Necdet Yücel ve tayfasına katıldık. Sunumun ehemmiyetinin yanında; aşırı insanlarla bir arada olmak ve sohbet etmek bu günün unutulmasını bir o kadar daha zorlaştırdı.

        Sabancı Üniversitesi nasıl bir yer diye merak ediyordum. Sunuma ilk gelenler bizlerdik. Üniversite şehrin dışında sakin bir yerdeydi. Görebildiğim kadarıyla binaların yerleşimi ve mimarisi oldukça iyiydi. Sunumun yapıldığı salon oldukça rahat, tercüme için kullanılan teçhizat ve tercümanlar oldukça başarılıydı. Salon doldu ama daha büyük bir ilgi beklemiyor değildim.

        Sunum Aaron Swartz'ı anarak başladı ve bir kez daha hüzünlendim bu hayat hikayesi karşısında. Stallman'ın konuşmasında değindiği şeylere gelecek olursam yazacaklarımın benim anladığım şeyler olduğunu belirtmek istiyorum. Eksik ve yanlış kısımları düzeltirseniz sevinirim.

        İlk olarak özgür yazılımın esaslarında bahsetti. Özgür demenin ücretsiz demek olmadığını anlattı. Özgür olmayan yazılımların yanlışlığını ve olmamaları gerektiğini de ekledi. Stallman'a göre yazılımın özgür olabilmesi için kullanıcının program üzerinde tam bir hakimiyet (kotrol) sağlaması gerekmektedir. Bundan sonra yazılımın özgür olabilmesi için gerekli olan kuralları söyledi. Bu sırada aklıma Necdet hocanın dersleri geldi. Sunumun sonuna kadar bu derslerde söylenmeyen çok az şeyden bahsetti Stallman ve ne kadar şanslı olduğumu bir kez daha anladım.

        Stallman sunuma malware; kötü amaçlı yazılımları anlatarak devam etti. Kötü amaçlı yazılımların; gözetleme, izleme, kısıtlama, sansür, arka kapı ve yazılımları uzaktan güncelleme gibi özellikleri yüzünden kullanılmaması ve bunları yapan popüler yazılımların hangileri olduğunu söyledi. Çeşitli sebepler sunarak Microsoft, Mac OS, Flash Player, Spotify gibi işletim sestemleri ve yazılımlarda olmaması gereken kısımlardan bahsetti.

        Sunumun bir kısmında da swindle yani kindle'dan bahsetti. Evet kendisi kindle'a swindle yani dolandırıcı diyor. Çünkü Amazon bu kindlelarda okunan kitaplardan hangi sayfayı kimin okuduğunu bir veri tabanında tuttuğunu söylüyor ve bu kitapların satılmayı bırakın takas dahi edilemediğini. Ben küçüklüğümden beri Harry Potter kitaplarının hayranıyım. Bu kitap ile ilgili de bir şeyler söylüyor Stallman "Harry Potter kitaplarını satın almayın. Okumayın demiyorum para ile almayın."

        Program sahiplerinin güç sahibi olduğunu ama özgür yazılımlarda gücün olmadığını belirten Stallman, daha sonra GNU'dan bahsetti. GNU: GNU is Not Unix. Özgür bir işletim sistemi. Telafuzunu "nu" değil "gnu " olarak belirtiyor.

        Sunumunda Linus Torvalds'ın yazmış olduğu çekirdeğin yanlış yorumlanmasından gocunduğunu belli eden Stallman, Linux'un GNU projesinin sadece çekirdeğini oluşturduğunu ve hangi işletim sistemini kullandığınızı söylediğinizde GNU + Linux diyerek bile katkı vereceğimizi anlattı. Böylece bir farkındalık oluşturabilirmişiz. Elbette ki bu ricayı kırmayacağım.

        Konuşmasının geri kalanında telif haklarınının tarihinden ve günümüzdeki konumundan ve DRM'den (dijital haklar yönetimi) bahsetti. DRM'nin neden reddedilmesi gerektiğini anlattı. Kimlik kanıtlama olmadan müzik dinlenemediği için Spotify'ı da es geçmedi. Aslında e-kitaplara karşı olmadığı hatta kendisininde anonim kalarak ve nakit ödeyerek bir kitap aldığı da notlarımın arasında.

        Paylaşımın korsanlık olarak adlandırılmaması gerektiğini belirtti. Telif süresi kendisine göre sadece on yıl olmalıymış. Telif hakları parasının sanatçı veya yazar için değil sistemi desteklemek için kullanıldığını söyleyen Stallman bu konuyla ilgili bulduğu bir çözümü de anlattı. Örneğin A, B'ye göre 1000 kat daha popüler olsun, A'ya verilecek para B'nin 1000 katı değil de 100 katı olmalıymış. Ona göre herkesin evinde bir butonu olmalı ve beğendiği işler için çok çok küçük miktarda gönüllü ödemeler yaparak beğenisini anonim olarak gösterebileceğini düşünüyor.

        Sunumun soru kısmına geçilmeden ufak bir açık artırma ile R.S imzalı öküz başlı antilop oyuncağı satışa sunuldu. Benim için kazanan önceden belliydi zaten. Oyuncağın sahibi Necdet hoca oldu :) Soru kısmında da sunumundaki irade ve özgüveni gösteren Stallman hayatımda unutamayacağımı düşündüğüm bir sunuma imza atmış oldu. Kendisini 6 Martta Bilmök'te tekrar dinleme fırsatı bulacağım için iki kat şanslıyım. Sizleri de bekleriz.